banner

2013 Yılı Ekonomik Beklentileri

Sat 29, December 2012 Kategori Yazarlar


Feyzullah Aydoğan
feyzullah@ekonomitimes.com

Her sene devrederken geçmiş yılı muhasebe etmek, gelecek yıl içinse beklentileri ortaya koymak, kurumların rapor yayınlaması, raporların takibi alışılagelmiş bir durumdur. Bizde hem mevcut ekonomik yapıyı hem de gelecek yıl ki öngörüleri ortaya koymak durumundayız.

 

Dünyanın en büyük ekonomisi olan Amerikan ekonomisinin, beş yıl önce konut kredilerinin ödenemeyişi neticesinde ABD bankalarının krize girmesi ile öncelikle gelişmiş ülkelerde, sonrasında ise gelişmekte olan ülkeleri de etkilemesiyle uzun süren bir küresel kriz oluşturarak neticede ekonomik durgunluğu da beraberinde getirmiş oldu.Krizin yayılmasıyla ve krizi aşmak için parasal genişlemeye üçüncü kez giden ABD Merkez Bankası FED, bundan böyle her ay 45 milyar dolar karşılıksız parayı piyasalara pompalamaya ve piyasaları etkilemeye devam edecek.

 

Avrupa’nın borç yükü altında ezilmesi, özellikle Güney Avrupa’nın daha istikrarsız bir hal alması € bölgesindeki ekonomik bozulma hızla devam ediyor. İngiltere’nin AB içinde kalmak zorunda olmadıklarını açıklaması, Almanya’nın AB’nin yükünü çekmek istemeyişi ve AB’nin içinde güçlü liderlerin bulunmayışı AB’nin Birleşik Avrupa idealinden uzaklaştığını, sorunlarının artarak devam edeceğini belirtebiliriz.

Uzakdoğu’da büyüyen ekonomilerden Çin, Hindistan başta olmak üzere Güney Asya ülkeleri de bundan böyle küresel ekonomideki ağırlığını fazlasıyla hissettirecek ve küresel dengelerin değişmesinde önemini artıracaktır.

 

Kuzey Afrika ve Ortadoğu için önümüzdeki yıl demokratikleşme çabalarının ve küresel entrikaların devam edeceği, özelde Suriye genelde Ortadoğu için pazar kapma, nüfuz etme çalışmaları hızlanarak artacak ve bölge insanları için tarihin en zor dönemleri olacaktır.

 

Türkiye’ye baktığımızda gelişme yolunda olmak istediği, ancak küresel sisteme aşırı bağımlılığı neticesinde üretimden çok tüketim ekonomisinin öne çıkarıldığı, cari dengede sürekli açılan makasla, varlıklarını elden çıkararak, sıcak parayla ve kredi hacmini genişleterek geçici bir rahatlama hissi ile ekonomik yapı devam ettiriliyor. Komşularıyla arası açılan, savaş olmasa da savaş psikolojisini yaşayan bir ülkenin bu durumu düzeltmedenne ekonomik büyümeye yönelik yapısal sorunları ne de Anayasa yapma gibi temel meseleleri halletmesi mümkün olamayacaktır.

 

Maliye politikalarını terk etmiş, reel ekonomiyi küresel rekabette yalnız bırakmış, finans sistemini gereğinden fazla önceleyerek sadece para politikasıyla ekonomiyi kontrol edebileceğini ispatlamaya çalışırcasına küresel güçlerinde övgüsüne mazhar olmak, ekonomik başarı gibi yansıtılıyor olması gerçek kırılganlıkları ve çıkmazları gizlemek demektir.

 

Para politikaları kapsamında Merkez Bankasının 2013 yılı için açıkladığı para ve kur politikasında döviz alım ve satımı yapmayacakları gerekli hallerde müdahil olacaklarını açıklaması sıcak para akışına bağlı olarak döviz fiyatlarının oynaklığının devam edeceği ortaya çıkmış oluyor. Büyüme hızının yüzde 3, enflasyonun da yüzde 5 beklenmesi ile ekonomik durgunluğun devamı anlamına geldiğini görüyoruz. Hisse senedi piyasalarında ekonomideki yüzde 3 büyümenin aksine aşırı değerlenme gözlenirken kredi notu artışının ikinci bir kuruluş tarafından da gelmesi halinde İMKB de endeks özellikle bankacılık hisseleriyle şişmiş olacak. Bankaların kullandırdığı bireysel kredilerin gereğinden fazla artarak devam etmesi halinde, önümüzdeki yıl önlem alma açısından çalışma yapılması beklenmelidir.

 

Ekonomik göstergenin en önemli verisi işsizlik ve iş kalitesi istatistikleri oluştururken gelişmiş dünya üzerinde artan işsizlik ülkemizde ise yüzde 16 olan genç işsizlerin durumu için bir çalışma gözlenemezken, reel ekonomiye finans sağlasın diye desteklenen bankacılığın, tüketici kredileri ve bankacılık dışı faaliyetlerle karlılıklarını artırması önümüzdeki yılda sürdürecekler.

 

Makro ekonomik politikaları küresel politikalar belirlerken mikro ekonomik bozulmalara da sebep olan bu durum, küresel emperyalizmin politikaları olduğu tartışması gözlerden hep kaçırılmıştır. Dar gelirli vatandaşın durumu ile ekonomik verilerin ve ya açıklamaların paralellik arz etmesi gerekirken böyle olmuyorsa gizlenen bir şeylerin olduğu anlaşılmaktadır. Bizim derdimiz, her şey çok iyide biz bunları kötü gösteriyor değiliz. Bilakis, her şey daha iyi olsun, insanlar yanıltılmasın, geleceğini görebilsin, olabilecek gelişmelere hazırlıklı olsun. Çabamız, hak ve adalet üzere nimet külfet dengesini gözetecek paylaşım ortaya konsun istemiş olmamızdan daha doğal ne olabilir.

Son Guncelleme: -/-
  • Ziyaret: 40320
  • (Suanki Oy 0.0/5 Yildiz) Toplam Oy: 0
  • 0 0
  • Share on Twitter Share on facebook


Yazarın Diğer Yazıları



Küresel Etkiler ve Sarraflık
Altın Ucuzluyorsa Niçin Pahalı Satılıyor
Bankalara yatırılan fiziki altınların akıbeti
Ekonomimiz İyidir, Öyle Mi?
Zulüm Sistemine 'İslami Finans' Kılıfı
Orta Vadeli Plan Mı Lobilere Telif Hakkı Mı?
Oryantalist Zihniyetten Mucit Çıkar MI?
Darphanede Neler Oluyor?
Finansal Okuryazarlık Dikkat Tuzak Var!
Sarraflık da Bitiriliyor Sırada Ne Var!
Sömürünün temelleri BDPS-KRS
Borç kredi faiz ve kriz
Siyasi istikrar "not" artışı getirdi, nasıl mı?
Tasarruf ama nasıl?
Bankalara Altın Satışı Kıyağı
Zekât, İnfak ve İktisadi Hayat
Merkez Bankası, Gözünü Yastık Altına Dikmekten Vazgeçmeli
Hak Anlayışı Ve Yeni Kapitalist Yaklaşımlar
At Yarışı Spikeri ve 28 Şubat
Sorun Üreten Medeniyet Olamaz

YASAL UYARI: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Af Medya’ya aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Bu haber veya yazı sadece “http://www.ekonomitimes.com” tarafından sağlanan RSS verileri kullanılarak alıntılanabilir.

Altın ve Döviz Kurları

Altn Fiyatlar
Dviz

Güncel Döviz Çevirici

Dviz evirici

Reklam ve İletişim

Ekonomi Times, AFMedya ürünü ve oluşumudur.

Ekonomi Times, Haber Ajansı üyesidir.

Sosyal

Linkler

Copyright © 2018 Ekonomi Times